İnternette okumuş olduğum bir haberi sizlerin yorumlarına sunuyorum. . . Okumuş olduğum haber mühendislik alanında çığır açan bir tasarım olmak ile birlikte dünyanın enerji sorununa da en büyük çözümü getirebilecek bir niteliktedir.
Neden mi yorumlarınıza sunuyorum? Çünkü bu türden haberlerin çoğu kez aslı astarı çıkmamak ile beraber alevleri birden parlayıp daha sonra çabuk kayboluyor. Acaba bu da onlardan biri mi yoksa gerçekten bu mümkün olabilir mi?
PROJE ve TASARIM HAKKINDA ÖN BİLGİ
Aslen Ağrılı olan Delgeç, 3 yıldır üzerinde çalıştığı cihazdan herhangi ek bir kuvvet almadan elektrik üretmeyi başardı. Sadece 2 adet akü vasıtasıyla ilk hareketi cihaza verip daha sonra basınç yoluyla cihazın sürekli olarak çalışmasını sağlıyor.
Mucit Delgeç, ürettiği cihazı elde etmek isteyen ülkelerin olduğunu, Hindistan'dan bir heyetin gelip cihazı almak istediğini ve 5 Ekim'de de heyetin Türkiye'ye geleceğini söyledi. Ürettiği cihazları başkalarının eline geçmemesi için imha ettiğini söyleyen Delgeç, peşine Rus ajanlarının düştüğünü söyledi.
Bu sıra dışı ve akılcı projenin peşinden koşan ülkeler göz önüne alındığında böyle bir teknolojinin olabileceğini düşünmek mümkün.
600 BİN DOLAR HARCANMIŞ
Delgeç, cihazın AR-GE çalışmaları için 600 bin dolar para harcadığını, 3 yıldır bu cihazın üzerinde çalıştığını ve finansmanının ise Ümit Topçu olduğunu söyledi.
Yaptığı sistemin gizliliği nedeniyle fiziksel yapısı hakkında fazla detay vermeyen Delgeç, yaptığı ürüne devletin sahip çıkmasını istiyor. Devlet sahip çıkmadığı takdirde Hindistan'dan gelen teklifi değerlendireceğini sözlerine ekleyen Delgeç, Hindistan'ın cihaz için milyar dolarlar önerdiğini söyledi.
TAHRİK GÜCÜNÜ AKÜDEN ALIYOR . . .
Ürettiği elektrikli arabanın tamamen aküden aldığı ilk hareketle çalıştığını, herhangi bir şekilde prize takılarak şarj edilmediğini saatte 90-95 km hızlara ulaştığını belirten Delgeç, Almanya ve İsviçre'nin bu arabaya talip olduğunu ve patentini almak istediklerini söyledi.
Başka bir icadının ise ısıtma sistemi olduğunu, bu sistemin peşine Rus ajanlarının düştüğünü ve bu yüzde 1 yıl boyunca ortadan kaybolduğunu belirten Delgeç, bu sistemin 120 metrekare alanı rahatlıkla ısıtabildiğini ve herhangi yardımcı yakıta ihtiyacı olmadığını kaydetti.
Birtakım Rus ajanlarının peşinde olduğu iddiasını da açıklamalarına ekledi. İcat hakkında detaylı bilgi almak isteyen ülkeler gerek ajanlar gerekse de patenti satın alma yöntemi ile birtakım girişimlerde bulunmuş bile. Acaba biz vatandaşımızın bu beynini ne kadar ve ne zaman sahipleneceğiz? Bu kez olur mu?
SİZİN BU KONU HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİNİZ NELERDİR?
Çizgi filmlerden gördüğümüz ve gerçek olmasını hayal ettiğimiz "Uçan Araba" artık hayali bir tasarım olmaktan çıktı. . .
Yakın tarihte karada giden arabaları havada uçarken görürseniz şaşırmayın!
UÇAN ARABALAR ARTIK GERÇEK!
26 Temmuz’da Oshkosh’da yapılan EEA Airventure havacılık şenliğinde “Uçan Araba” tasarımını açıklayan Amerikalı Terrafugia şirketi, ilk modelin 2011 yılında sunulacağını açıkladı.
Uçan Arabalara ilgi o kadar fazla ki şimdiden 70 kişiden sipariş aldığı söyleniyor.
Arabanın tanıtımının yapıldığı örneği, görünüşü bakımından Bettle’a benziyor.
UÇAN ARABA MOTORU HAKKINDA...
Araç motorunda fazla bir değişim olmayıp, kurşunsuz benzin ile servis istasyonlarında doldurularak çalışabilecek.
Motoru Rotaz 9125, 100 beygir gücünde olan ”Uçan Araba”nın Benzin tüketimi; yolda 7,8 /100 km - 105km/h arasında. Havada ise 19 l/h.
Kuşkusuz siz de bu aracın yakıt sarfiyatını merak ediyorsunuzdur...
Araç 75 litrelik yakıt deposu ile Karada 185 km/h, havada ise 800 km/h hıza ulaşabiliyor.
OTOMOBİL NASIL UÇUYOR?
Arabayı havada kullanışa geçirmek için en az 800 metre pistte ve sertifikalı bir hava alanından uçmuş olmanız gerekiyor.
Bu araçla karayolundan uçmanın yasak olduğu söyleniyor.
EN ÖNEMLİ NOKTAYI UNUTMADAN...FİYATI KAÇ PARA?
Fiyatının da yaklaşık 194.000$ olacağı belirtildi.






Tasarlanmış resmi görüldüğünde ne olduğunu tam olarak anlamak mümkün değil. Sanki yolun üstü yola paralel bir “üst geçit” ile kapatılmış olan bu konsept tasarım aslında bir “otobüs”…
Şu anda beyninizin verdiği komut “Bu ne biçim otobüs?” sorusu… : )
Türkiye hala “yenilik” (!) ve de “son teknoloji” (!) olarak metro-büs çilesini çeke dursun bakın teknoloji çakalları Çinliler nasıl bir otobüs üretmiş…
Çin’de bir şirket, içinden otomobil geçen, üstü otobüs olarak kullanılan ilginç bir araç üretti.
BİRAZ DA ARAÇ TASARIMININ SAHİBİ ve ÜRETİCİ FİRMA HAKKINDA BİLGİ VEREYİM…
Çin’de “Shenzen Hashi ParkMalzemeleri “ adında bir şirket, sene sonunda Pekin’de kullanılmaya başlanacak olan otobüse ilginç bir isim de buldu. “Anti trafik, doğa dostu, şekilsiz otobüs” olarak tanıtılan yeni aracın yüksekliği 4.5 metre, eni 6 metre.
SIRA GELDİ TASARIMI BİR HAYLİ İLGİNÇ OLAN ARAÇ HAKKINDA BİLGİLERE…
Şekilsiz taşıt iki kattan oluşuyor. Alt kat, iki ucu açık bir metro gibi tasarlanmış. Bu bölgeye trafikte giren araçlar giriyor ve üstlerini örten şekilsiz taşıtla trafikte ilerleyebiliyorlar. Sürücülerin avantajı, trafikte beklememek, yol kenarlarına park edilen otomobillerin arasına takılmamak. Yol kenarında yaşayan insanların avantajı ise, daha az egzoz kokusu ve daha az karbonlu bir hava. Ayrıca, şekilsiz otobüs, otomobilli geçişlerde yüzde 30 enerji tasarrufu sağlıyor. Aracın üst katı ise, otobüs olarak hizmet veriyor. Kata çıkabiliyor. Şekilsiz otobüs, bin 200 ile bin 400 arasında yolcu taşıyabiliyor ve saatte ortalama 40 ile 60 kilometre arasında hız yapabiliyor.
Bu projede beni düşündüren bir şey var. Bu türden bir uygulamanın Türkiye’de yapılması durumunda bir takım teknik ve de altyapı sorunları tekrardan gündeme gelecektir. Malum ülkemizdeki tren yolları dahi kıvrımlı (virajlı) bir yapıya sahip. Yollar ise tamamen eğrisel. (Hatta radiuslar ile dolu : ) ) Bu tür yollarda “altından trafik akışının sağlandığı bir otobüs” uygulaması birtakım tehlikeleri de beraberinde getirebilir.
Yol hattının düz olması durumunda çok da fazla sorun olacağını düşünmüyorum. Tüm bunlara ek olarak araç şoförlerinin bu türden bir yolda normale göre çok daha tedirgin araba kullanacaklarını da eklemek isterim.

Konik dişli hesabında şu sırayı takip etmek gerekir:
- d1 ve d2 taksimat çapları bulunur. (d1=Z1*m ve d2=Z2*m)
- İki konik dişlinin oluşturduğu dik üçgenin taksimat çizgisinden geçen hipotenüs hesaplanır.
- Diş üstüne ve diş dibine karşılık gelen çizgilerin boyları taksimat çizgisinin üstündeki ve altındaki iki küçük üçgenin hipotenüslerine karşılık gelir.
- Yukardaki ölçüler hesaplandıktan sonra tüm açılar ataks, aüst, aalt (Arctanjant ile) hesaplanabilir.
- Hipotenüs boyları ve açılar kullanılarak diş üstü ve diş dibi çapları kolayca bulunur.
Aşağıda yüzeysel anlattığım tasarımda düz dişli hesabını ve formüllerin uygulanışını bulmanız mümkün... Umarım işinize yaramayacak kadar yüzeysel değildirler :)

- "x", çarpma işlemi yerine kullanılmıştır.

- "x" çarpma işlemini göstermek amacıyla kullanılmıştır.



